Bespin, Mozilla Labs'in daha fırından yeni çıkmış, hatta sürüm numarasına bakarsak daha tam çıkmamış, güzide bir ürünü. bespin.mozilla.com adresinde bulunabilmekte. Bu şey ne derseniz, komple Javascript ile yazılmış text editörü. E tamam başkası da var bunlardan, zibilyon tane JS ile yazılmış kimi kıçıkırık, kimi o kadar değil WYSIWYG editörcan var, bunun ne farkı var? Bunun farkı şöyle; hızlı, baya hızlı, hatta diğerlerine kıyasla hayvan gibi hızlı. Sebebi ne dersek, standart browser kontrolleri yerine HTML canvas tagını kullanmakta olması. Doğrudan low-level drawing API'lar ile kendilerine oldukça hızlı bir widget set geliştirip onunla yazmışlar, iyi yardırmışlar. Dediğim gibi, oldukça hızlı ancak çok minik bir sürümde henüz, daha çok yolu var kendisinin. Benim her editörde olmasını beklediğim "temel özellikler" arasında eksiklikleri var(Brace matching, code folding, daha fazla dil için syntax highlighting, symbol list ve vim mode, özellikle vim mode :). Bir göz atmakta, sonrasında da takip etmekte fayda olabilir.
Biterken kafamda Pink Floyd - Sheep çalmaktaydı.
27 Mayıs 2009 Çarşamba
25 Mayıs 2009 Pazartesi
Havlu Günü
Havlu Günü, Otostopçunun Galaksi Rehberi fanları tarafından 2001'den beri her yıl 25 mayıs'ta kutlanan bir gündür. Dolayısıyla hepimizin havlu günü kutlu olsun. 25 mayıs, Douglas Adams'ın ölüm yıldönümünden 2 hafta sonrasıdır. Bunun seçilme sebebi yoktur, otostopçu geleneğine uyularak bir miktar rasgele bir seçim yapılmıştır. Bu günde kutlama olarak, havlunun her an her işe yarayabileceği fikrini pekiştirmek amaçlı sürekli etrafta havlu taşınır. Bugün de bunu yaptım ve okulda bütün gün havluyla dolaştım. Çoğunluk o kadar da anormal karşılamadı, böyle gayet sakin bir şekilde havlu omzumda etrafta dolaşıyodum. Yanımda Birand da vardı benzer durumda. Gayet de memnunum böyle geçirdiğimden, gerçi çok işe yaramadı havlu, eğer Beşiktaş dün şampiyonluğunu ilan etseydi, bahçede havluyu mendil gibi kullanarak halay çekecektik. Veya bugünkü edebiyat sınavı sürpriz bir şekilde 3 değil de 2. saatte olmasaydı havluya kopya yazacaktık, ama olmadı, sağlık olsun.
Biterken Ramadan - Tarzına Kurban çalmaktaydı.
Biterken Ramadan - Tarzına Kurban çalmaktaydı.
24 Mayıs 2009 Pazar
Ubuntucan ve WTF?! dedirten sorunlar dizisi(linked list hatta)
Dün, aykut'u(iPodcanımın ismi) bilgisayara bağladığımda, ortaya çıkması gereken autoplay pencerecanı çıktı ama pencere boş, üzerinde herhangi bir widget yok yok!(WTF1) sonrasında tamam, düzgün tanımamıştır deyip unmount etmeye kalktım, ve gördüm ki yine boş bir pencere!(WTF2). O sırada home folder'a baktığımda gördüm ki home folder üzerinde yazma iznim yok(okuma var en azından)!(WTF3). Dedim bi saçmalık var bunda, tekrardan bi login olayım dedim. Logout oldum, ve sonrasında curses ile yapılmış bir pencere bana göz kırptı, X başlatılamadı demekteydi!(WTF4) Tamam o halde, terminalden login olup reboot ederim dedim, ettim de. Gayet düzgün reboot ettikten sonra boot esnasında düzgün kapatılmadı, zorla fsckçem harddiski dedi(WTF5 sayılır), tamam etsin dedik. Etti ve root partitionun 2 yerinde unterminated linked list buldu(başlıktaki parantez içi ne alaka diyenlere). Ne alaka dedim, harddiskte linked list mi olur, swap mı fsckiyon sen(WTF6). Neyse o arada öğrendim ki force-fsck hataları gidermiyo, hata buldumu sadece bildiriyo, fsck'yı durduruyo ve normal fsck yardır diyor(WTF7, cidden otomatik halletse ya?). Neyse sonrasında manuel fsck o unterminated linked listleri düzeltti, tekrar bir reboot ettikten sonra gayet normal bir şekilde çalışmaya devam etti, bu olaydan sonra olan gariplikler, firefox'un düzgün kapanmasına rağmen sessionunu hatırlamaması ve apt-get'in bir kereliğine mahsus saçma bir authentication hatası vermesi. Dün akşamdan beri buna benzer birşey tekrarlanmadı ne mutlu ki.
Sonuç; sanırım 7 WTF, harcanan bir 15-20 dakika, tırsıntı(tekrar olacak mı?) içinde geçirilen t süresi(ne kadar olduğuna emin değilim, hala devam ediyor olabilir)
Sonuç; sanırım 7 WTF, harcanan bir 15-20 dakika, tırsıntı(tekrar olacak mı?) içinde geçirilen t süresi(ne kadar olduğuna emin değilim, hala devam ediyor olabilir)
Labels:
firefox,
fsck,
linked list,
sorun,
ubuntu,
wtf,
x açılmaması
22 Mayıs 2009 Cuma
Geceyarısı Saçmalamaları - Hepar
HEPAR, Osman Pamukoğlu dediğimiz piskopat ve aşırı gaz emekli bir tümgeneralcanın kurduğu kendisi gibi aşırı gaz bir parti. Hani yapmayı vaat ettikleri şeyleri geçtim, oldukça tırsınç bir simgeleri var. Bir kere ben kırmızı zemin üzerine beyaz daire içinde bir şekil olan simgelerden tırsarım. Dünya çapındaki örneklerine bakarsak, NSDAP var(geleneksel kırmızı zemin beyaz daire gamalı haç), Nasyonal Bolşevikler var(onlar da ayrı piskopat tipler)(kırmızı zemin beyaz daire orak çekiç), daha ne olsun? Neyse bunda da kırmızı zemin beyaz daire kara kartal(beşiktaş?)(aslında nazi benzetmesi yoluna başvuracak olursak bu da tırsınçlık belirtisi) var. Anadolu Kartalıymış, gerçi Anadolu'da kartal mı kaldı o da sorgulanabilir. Neyse, simgesinin yanında ismi de bir tırsınç. Böyle "HEPAR", yapar, eder, sokar, çıkarır falan gibi. Hani insan duyduğunda böyle bir "höst" diyesi geliyor. Bir de onun dışında hepar, latince ciğer(karaciğer) demek. Bilenler oradan da tırsar, ne diyor bunlar, ciğerinizi söküp alacam mı diyor diye. Neyse kendimi bu kadar tırstırmak yeter.
Labels:
aşırı gaz,
gaz,
geceyarısı saçmalamaları,
hepar,
nasyonal bolşevik,
nazi,
osman pamukoğlu,
piskopat,
saçmalama,
tırsınçlık,
tırsmak,
yok artık
20 Mayıs 2009 Çarşamba
Yaratılışçıların Evrimi Kabul Etmek İstememeleri
Elimizde evrimi destekleyen bir sürü, böyle zibilyon tane kanıt var. Ne güzel, ama bizim yaratılışçılar hala "Yeterince kanıt yok, peh!" demekteler. Bunu şöyle bir benzetmeyle anlatınca daha garip oluyor.
Diyelim ki, bir yerde yarısı yenmiş bir geyik bulundu. Etrafında da kurtların ayak izleri var. Buradan mantık çerçevesinde ulaşacağımız sonuç, "Kurtlar geyiği yedi" olur. Eğer ardından yakınlarda bir grup üzerlerinde geyik kanı bulunan kurt bulunur, bu kurtlardan birinin kusmuğu incelendiğinde de geyik etine rastlanırsa, az önceki fikir desteklenmiş olur.
Şimdi, eğer garip bir kurt-hayranı(Ülkücü? :D) gelip de kurtları savunmak için "yaratılışçı" stratejisini kullanabilir ve "Kurtlar geyiği yedi" teorisinin "ispatı" için saçma derecede yüksek seviyeler belirleyebilir. Mesela, kurtların geyiği yemesini kimse "doğrudan görmediği için", bu teorinin doğruluğundan şüphe duyabiliriz.
Bunun dışında, "kurt teorisinin" çeşitli detayları içermediğini iddia edebilir. Mesela, "kurt teorisinin" saldıran kaç kurt olduğunu söylemediğini, kurtların ilk olarak sağdan mı soldan mı saldırdığını bildirmediğini, geyiğin saldırı esnasında ne yapmakta olduğuyla ilgili hiç bir şey anlatmadığını iddia edebilir. Geyiğin kurtlardan hızlı koşabildiğini, dolayısıyla kurt teorisinin tamamen yanlış olduğunu da savunabilir. Bu kişiye göre teorideki bu "boşluklar" kurt teorisini tamamen saçmalığa çevirebilir.
Diyelim ki, bir yerde yarısı yenmiş bir geyik bulundu. Etrafında da kurtların ayak izleri var. Buradan mantık çerçevesinde ulaşacağımız sonuç, "Kurtlar geyiği yedi" olur. Eğer ardından yakınlarda bir grup üzerlerinde geyik kanı bulunan kurt bulunur, bu kurtlardan birinin kusmuğu incelendiğinde de geyik etine rastlanırsa, az önceki fikir desteklenmiş olur.
Şimdi, eğer garip bir kurt-hayranı(Ülkücü? :D) gelip de kurtları savunmak için "yaratılışçı" stratejisini kullanabilir ve "Kurtlar geyiği yedi" teorisinin "ispatı" için saçma derecede yüksek seviyeler belirleyebilir. Mesela, kurtların geyiği yemesini kimse "doğrudan görmediği için", bu teorinin doğruluğundan şüphe duyabiliriz.
Bunun dışında, "kurt teorisinin" çeşitli detayları içermediğini iddia edebilir. Mesela, "kurt teorisinin" saldıran kaç kurt olduğunu söylemediğini, kurtların ilk olarak sağdan mı soldan mı saldırdığını bildirmediğini, geyiğin saldırı esnasında ne yapmakta olduğuyla ilgili hiç bir şey anlatmadığını iddia edebilir. Geyiğin kurtlardan hızlı koşabildiğini, dolayısıyla kurt teorisinin tamamen yanlış olduğunu da savunabilir. Bu kişiye göre teorideki bu "boşluklar" kurt teorisini tamamen saçmalığa çevirebilir.
Labels:
benzetme,
evrim,
saçmalık,
yaratılışçılar,
zıbıdık
Ubuntucan'da multitouch olayı (a.k.a. Fussiktir!)
Bu gün Rıza kazara bir şey keşfetti ve bana da söyledi, bu şeyi ben de denediğimde verdiğim tepki şu oldu(Doğrudan chat logundan alıntı):
(05:28:41 PM) kuzux92*at*gmail.com/HomeAE98DB75: hasasasasasdaskdşlaskdşlasmdşlsamdşlsamdşsalmdşldsadmşaslmldaşsdölaşslödalşsödlşasödşlsadöşasldölaşsdTamam sonuncusu biraz abartı olabilir. Olayın ne olduğunu da yine aynı logun hemen öncesiyle anlatabiliriz;
(05:28:47 PM) Rıza Kazemi: xD
(05:28:52 PM) Rıza Kazemi: ubuntu rocks :D
(05:28:53 PM) kuzux92*at*gmail.com/HomeAE98DB75: qüwğepğüqwleiaşsdiaxc.zxöczç.xcz.öxçcözx.çöc.çzxöcç
(05:29:18 PM) kuzux92*at*gmail.com/HomeAE98DB75: ebesinin amının klitorisinin en ucundaki hücrenin mitokondrisinin içindeki ribozom!!
(05:18:21 PM) Rıza Kazemi: arda ubuntuda misin?Manası; Gnome Image Viewer'ın touchpad aracılığıyla multitouch şeylerini desteklemesi. Aynen iphone ve ipod touchtaki gibi touchpada böyle iki parmakla dokunup garip bir hareket yaparak zoom in/out yapmak. Tabi biraz sorunlu gibi, zoom out yapmaya çalışırken ters algılıyabiliyor ama ne mutlu ki zoom in esnasında sorun yok.
(05:24:27 PM) kuzux92*at*gmail.com/HomeAE98DB75: evet
(05:27:49 PM) Rıza Kazemi: cabuk bi resim ac resim gostericide ve pinch yap :D
(05:28:09 PM) kuzux92*at*gmail.com/HomeAE98DB75: pinch?
(05:28:23 PM) Rıza Kazemi: iphone daki zoom yapma sekli :d
14 Mayıs 2009 Perşembe
Titinet sen bu yaratıcı fikirleri nerden buluyorsun merak ediyorum
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=191937
Bu gün titinetcan'dan gelen açıklama'ya göre minimum adsl hızı 8mbit olacakmış, aman ne güzel, quiknet'in rekabet ortamı yaratması işe yaradı derken haberin alt kısmında "15 GB'lik bir sınır koyuyoruz. Buradaki suistimalleri engellemek için.." kısmını görünce oldukça ilginç hisler kapladı içimi. Sınırsız internete sınır getirdiler, bunu hiçkimse, Suudi Arabistan, İran, Çin hatta Kuzey Kore dahi düşünememişti. Bu nedenle çok sevgili titinet yöneticilerini kutluyorum bu fikirden dolayı. Acilen patenti alınmalı. Ayrıca 15 mbitlik "suistimal limiti"ni nasıl belirlediler acaba? Niye 10 ya da 20 değil de 15gig?
Ayrıca, bu gidişle zaman içinde şu duruma geri döneceğiz:
Onun dışında, tabi şu fotoğrafı da titinetle ilgili postcanlara koymazsak olmaz tabi;

Biterken Village People - YMCA çalıyordu
Bu gün titinetcan'dan gelen açıklama'ya göre minimum adsl hızı 8mbit olacakmış, aman ne güzel, quiknet'in rekabet ortamı yaratması işe yaradı derken haberin alt kısmında "15 GB'lik bir sınır koyuyoruz. Buradaki suistimalleri engellemek için.." kısmını görünce oldukça ilginç hisler kapladı içimi. Sınırsız internete sınır getirdiler, bunu hiçkimse, Suudi Arabistan, İran, Çin hatta Kuzey Kore dahi düşünememişti. Bu nedenle çok sevgili titinet yöneticilerini kutluyorum bu fikirden dolayı. Acilen patenti alınmalı. Ayrıca 15 mbitlik "suistimal limiti"ni nasıl belirlediler acaba? Niye 10 ya da 20 değil de 15gig?
Ayrıca, bu gidişle zaman içinde şu duruma geri döneceğiz:
Onun dışında, tabi şu fotoğrafı da titinetle ilgili postcanlara koymazsak olmaz tabi;
Biterken Village People - YMCA çalıyordu
Labels:
15gig,
kota,
limit,
saçmalık,
sex over the phone,
sınır,
titinet,
ttnet,
village people,
yok artık
10 Mayıs 2009 Pazar
Geceyarısı Saçmalamaları - 42
*az önceki alt benlik(bu kelimenin ingilizcesi neydi ya? alter ego muydu yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum) der ki, aradan bir miktar süre(10 dakika falan) geçti, saat de 23.42 yi vurdu, 42 hakkında saçmalaması koşuluyla esas oğlanın saçmalama kanallarını geri açıyorum*
42 ye hep beraber tapıyoruz. Bu post da 2009 yılında bu bloga yollanan 42ci post. 42 sen bizim herşeyimizsin. Falan, filan. Az önce yandaki "Homer Simpson Quote of the Day" i şu anda tam hatırlayamadığım bir şekilde yanlış okudum ve bir an Homer'ın Otostopçu'ya referans yaptığını düşündüm. Ne yazık ki yanılmışım. Onun dışında, merak ederim, Futurama'nın bu kadar bölümünde ufak tefek de olsa her tür bilimkurgu esere referanslar var, ancak otostopçuya, o kutsal kitaba yok. İnsan bi Fry'a 42 dedirtir, veya nebileyim farelerle ilgili bişeyler olur, paranoid bir androide rastlarız, bir bölüm isminde minik bir referans olur falan ancak şimdiye kadar bütün bölümleri ve filmleri en az üçer kez izlemiş olmama rağmen Futurama'nın 72 bölümü ve 4 filminde bir tane bile yok. Neden yok?? Neden?!?! Futurama izleyicisi otostopçu için çok mu aptal? Yoksa çok mu akıllı? Yoksa çok mu az absürd? Yoksa otostopçunun bir tarafıyla dalga geçip otostopçu dinine inananları kırmak mı istemiyorlar? HA?!?!?
Not: Futurama çizgi romanlarını henüz bulamadığım için onları okuyabilmiş değilim, belki(bir umut?) onlarda vardır, kim bilir?(El cevab: Wikipedia)
O değil de, Havlu günü geliyor, hazırlık yapmak lazım.
Bu yazı biterken dışarıda ismail yk - bas gaza, kafamda ise coldplay - viva la vida çalmaktaydı(ertuğrul özkök bugünkü yazısında bahsetmiş viva la vida'dan ya?)
editeditedit!baskıyıdurdurunfalanfilan!: futurama sezon 5 bölüm 3 - the route of all evil'da bir otostopçu referansı var! Ancak o kadar obscure bir referans ki, ben bile 3 kez izlememe rağmen farkedemedim!
Cidden baya bi obscure imiş, hani farketmek imkansız gibi. Kim farkettiyse bravo diyorum.
42 ye hep beraber tapıyoruz. Bu post da 2009 yılında bu bloga yollanan 42ci post. 42 sen bizim herşeyimizsin. Falan, filan. Az önce yandaki "Homer Simpson Quote of the Day" i şu anda tam hatırlayamadığım bir şekilde yanlış okudum ve bir an Homer'ın Otostopçu'ya referans yaptığını düşündüm. Ne yazık ki yanılmışım. Onun dışında, merak ederim, Futurama'nın bu kadar bölümünde ufak tefek de olsa her tür bilimkurgu esere referanslar var, ancak otostopçuya, o kutsal kitaba yok. İnsan bi Fry'a 42 dedirtir, veya nebileyim farelerle ilgili bişeyler olur, paranoid bir androide rastlarız, bir bölüm isminde minik bir referans olur falan ancak şimdiye kadar bütün bölümleri ve filmleri en az üçer kez izlemiş olmama rağmen Futurama'nın 72 bölümü ve 4 filminde bir tane bile yok. Neden yok?? Neden?!?! Futurama izleyicisi otostopçu için çok mu aptal? Yoksa çok mu akıllı? Yoksa çok mu az absürd? Yoksa otostopçunun bir tarafıyla dalga geçip otostopçu dinine inananları kırmak mı istemiyorlar? HA?!?!?
Not: Futurama çizgi romanlarını henüz bulamadığım için onları okuyabilmiş değilim, belki(bir umut?) onlarda vardır, kim bilir?(El cevab: Wikipedia)
O değil de, Havlu günü geliyor, hazırlık yapmak lazım.
Bu yazı biterken dışarıda ismail yk - bas gaza, kafamda ise coldplay - viva la vida çalmaktaydı(ertuğrul özkök bugünkü yazısında bahsetmiş viva la vida'dan ya?)
editeditedit!baskıyıdurdurunfalanfilan!: futurama sezon 5 bölüm 3 - the route of all evil'da bir otostopçu referansı var! Ancak o kadar obscure bir referans ki, ben bile 3 kez izlememe rağmen farkedemedim!
Professor Farnsworth denies it, but Cubert says Farnsworth declared himself dead "as a tax dodge". The Futurama writers might deny it, but this is very similar to Hotblack Desiato, of the rock band Disaster Area, having himself declared dead as a tax dodge, in Restaurant at the End of the Universe, the second book in The Hitchhikers Guide to the Galaxy series by Douglas Adams.
Cidden baya bi obscure imiş, hani farketmek imkansız gibi. Kim farkettiyse bravo diyorum.
Mazoşizmin übergeek versiyonu
1.5 ay normal okul derslerine girmeyince insan bu zıbıdıkların ne kadar sıkıcı olduğunu unutuyor. Geçen hafta bunun ve baharın etkisiyle geçmek bilmedi, şu anda şafak sayıyorum ve sanırım 18 iş günü kaldı bitmesine(son haftayı adamdan saymıyorum). Eğer 18 mayısı(kaynar o kaynar) ve 5 haziranı(son sınavdan sonraki gün, cuma) da saymazsak 16'ya düşebiliyor. Neyse, bu aşırı sıkıcı derslerde olayı mazoşizme döktüm ama tabi ki kendi usulümde. Dedim Bilgisayar Olimpiyatı 1.aşamada nasıl olsa bizi "bu kod ne yazdırır ülen?" sorularıyla interpreter olarak kullanıyorlar, ben de kendimi compiler olarak kullanıp basit c zıvırlarını derste elle compile ederim. Hem biraz sıkıntıyı alıyor, hem de baya zaman alıyor. Oh ne güzel. Duyan sıyırdığımı düşünüyor ama o kadarı olacak artık, dimi?
Labels:
compile,
ders,
hand-compile,
mazoşizm,
olimpiyat,
sıkıcılık,
sıkıntı,
süper über
Geceyarısı Saçmalamaları - NeM
Sabah 6.20 de kalktığım için(Ben Numan Rıza sabahın köründe Sultanahmet'e gittik, okuldan müze kart verilince, "beleş!!" diye bağırarak, neyse) şu anda benim için yeterince geceyarısı. Bu nedenle aklıma gelen süper-über saçma şey bu; oldukça güzel saçmalıkta bir muhteşemlik ve NEM üçlemesi ürettim. Neoklasik Mimari, Neoklasik Metal & Nothing Else Matters (üçü de muhteşemdir). Aslında bu üçlemenin bi tarafına "Neoklasik Hıyar"ı da sokmaya çalıştım ama NeM şemasına uymadı. Neoklasik Muşmula falan olsa güzel olurdu ama elimizdeki şey muşmula değil, hıyar. Ama onu uydurmak için de "Neoklasik üçlemesi" yapılabilir. Neoklasik mimari, metal ve hıyar şeklinde.
*bu postun yazılması saçmalık dozunun normallik sınırının n! katına çıkması nedeniyle kuzux'un bilimum diğer alt benliklerinden biri tarafından sonlandırıldı. iyi de oldu*
*bu postun yazılması saçmalık dozunun normallik sınırının n! katına çıkması nedeniyle kuzux'un bilimum diğer alt benliklerinden biri tarafından sonlandırıldı. iyi de oldu*
Labels:
folk metal,
geceyarısı saçmalamaları,
hıyar,
mimari,
neoklasik,
saçmalık,
sultanahmet
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
