Bugün öğle saatlerinde ubuntu'da yaşadığım üçüncü sorun ve ikinci compiz kaynaklı sorun başıma geldi. ccsm'de bir plugini açacaktım, tam tıklamadan önce el kayması sonucu iki üstteki Bicubic Filtering pluginini açtım. Tabi benim emektar laptopun dahili intel ekran kartında bicubic filtering ne arasın? Görüntü nanay duruma geldi(Pek açıklanabilecek bir şey değil, yer yer psychedelic, yer yer düz siyah diyebiliriz).
Sonra bunu düzeltmek için uğraşmaya başladım. X'i restart ettim, bilgisayara reset attım, Gnome'u failsafe modda açtım falan işe yaramadı, compiz disable olmadı. Sonrasında failsafe xterm sessionuna login olarak oradan çözmeye çalıştım. Hem kişisel, hem de global bütün compiz config şeylerini silerek çözebileceğimi tahmin ediyodum, ama tabi baştan bunu yapmaya üşendim. xterm sessionundan ccsm açıp düzeltmeye çalıştım, pluginler açık değildi. ~/.gconf altındaki gnome config şeyinden compiz'i kapatmaya çalıştım, olmadı. Sonra işte öğle yemeği falan yedim arada ve komple compiz configlerimi sildikten sonra sorun çözüldü. Compizdeki pluginleri, klavye kısayollarını falan tekrar ayarlayana kadar rahat 1 saat geçmişti(sorun çözümü+yemek+tekrar config) ve sonrasında compiz'le birlikte dostluk, barış ve meyva suyu içinde yaşamaya devam ettik.
Buradan da başlıktaki soruya cevap verebiliriz ki, yemek dahil yaklaşık 1 saat.
yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Nisan 2009 Çarşamba
7 Nisan 2009 Salı
Zıbıdık Gerçeği (Acı ama gerçek)
Yıllardır 'Zıbıdık' kelimesini her an her yerde kullanma potansiyeline sahibim(bkz: bu blogun başlığı, postlar, taglar). Yıllar önce simultane bir şekilde bulduğum bir zıbıdıktı o esas Zıbıdık. Yıllar içinde gelişti, büyüdü, tam bir zıbıdık oldu. En sonunda hayatın anlamına dönüştü,
Bunun üzerine, uzun süre üzüldüm, ama sonunda farkına vardım ki üzülmek gereksizmiş. Zıbıdık kelimesini oluştururken zıbıdıkotu'nun varlığından habersiz olduğuma göre, tıpkı Anna'nın Basshunter için sürekli bir bot kalması gibi(bkz. Basshunter - Boten Anna) zıbıdık da benim için benim dışımda anlamsız kalacak.
#define ZIBIDIK 42oldu. Ben tabi bütün bu süre içinde Zıbıdık'ın bundan ayrı bir anlamı olmadığını düşünerek yaşadım. Ancak kısa bir süre önce bir şey öğrendim ve bunu öğrenmek benim için çok acı verici oldu. "Zıbıdık" ın başka bir anlamı vardı! Sinop civarlarında yetişen bir otun adıymış aynı zamanda. Yemeği de yapılıyormuş(ahanda tarifi). Bunca yıldır benden önce anlamsız sandığım kelimecanın anlamı varmış, ben, onun için ilk değilmişim!
Bunun üzerine, uzun süre üzüldüm, ama sonunda farkına vardım ki üzülmek gereksizmiş. Zıbıdık kelimesini oluştururken zıbıdıkotu'nun varlığından habersiz olduğuma göre, tıpkı Anna'nın Basshunter için sürekli bir bot kalması gibi(bkz. Basshunter - Boten Anna) zıbıdık da benim için benim dışımda anlamsız kalacak.
Labels:
anlam,
basshunter,
boten anna,
ot,
yemek,
zıbıdık,
zıbıdıkotu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
