30 Nisan 2009 Perşembe
Vimperator - Hastalıkta sağlıkta yanımda
Bu sabah, ufak çaplı bir gıda zehirlenmesi, büyükçene bir mide üşütmesi ya da ikisinin birleşimiyle uyandım. Aslında uyandım değil de, kahvaltıdan hemen sonra başladı gibi. Sindirim sistemi çift yönlü piskopat bir hızda çalışmaktaydı, öğleden sonra iyice halsiz düşüp yattım uyudum. Neyse, akşama doğru iyileşmeye başladım ama hala üşüdüğüm için yatakta yatarak internette bakınmaya başladım. Bu esnada tabi yatakta yatarken fare kullanmak pek mümkün olmuyor, touchpadde de rahat edemiyorum pek. Neyse vimperator sağolsun, beni fareyle uğraşmaktan kurtardı ve tek elle, mouse olmadan gayet browserı kontrol etmeme olanak sağladı. Geçen yaz kıl dönmesi ameliyatı nedeniyle 1 ay oturamadığım sıralarda kullanıyor olsaymışım oldukça güzel olurmuş diyor ve tekrar "ALL HAIL THE VIMPERATOR!" diye bağırıyorum
27 Nisan 2009 Pazartesi
Mayıs Sınavı ve ardından gelen kafa izni
Ulusal Bilgisayar Olimpiyatı 1. aşama sınavına girdim geçen cumartesi günü. Oldukça iyi geçti gibi, şu anda "onaylanmış" durumda 3 yanlışım var, bir o kadar daha çıkacağını düşünsek bile rahat rahat geçiyorum. Neyse, böyle büyükçene bir şeyden sonra okul da sağolsun bizi kırmadı 1 hafta tatil yapıyoruz, kafa izni de denebilir, bu arada blogcan da hafiften kafa iznine çıkabilir. Zıbıdıkla kalın(güzel oldu bu da böyle, esen kalın gibi)
24 Nisan 2009 Cuma
Tersine Rickroll
Rickroll müessesesi, bir Rick Astley fanı olarak oldukça sevdiğim bir müessesedir. Bugün, alakasız bir yerde öyle bir şey gördüm ki, bana önce çok feci "Yok artık!" çektirdi, sonrasında ise "Ben bunu niye daha önce düşünemedim" dedirtti. Bu şey, haddinden fazla spoiler içerikli başlıktan da anlaşılabileceği gibi, "Tersine Rickroll"
Peki, eğer bu Rickroll müessesesinin tersi nasıl oluyor diye merak etmekteyseniz, kendisi şöyle olmakta; Rick Astley'le ilgili bir muhabbette Never Gonna Give You Up'a gayet söyleyerek link veriyorsunuz, düz rickroll amacı taşımadan. Ancak bu link, Never Gonna Give You Up'a değil de, çok daha alakasız bir vidyoya gidiyor. Oldukça yaratıcı bir fikir.
Bu arada, Sovyet Rusya'da Rickroll sizi yapar?
Peki, eğer bu Rickroll müessesesinin tersi nasıl oluyor diye merak etmekteyseniz, kendisi şöyle olmakta; Rick Astley'le ilgili bir muhabbette Never Gonna Give You Up'a gayet söyleyerek link veriyorsunuz, düz rickroll amacı taşımadan. Ancak bu link, Never Gonna Give You Up'a değil de, çok daha alakasız bir vidyoya gidiyor. Oldukça yaratıcı bir fikir.
Bu arada, Sovyet Rusya'da Rickroll sizi yapar?
Labels:
budur,
never gonna give you up,
rickroll,
saçmalama,
ters
9.04 - Mission Accomplished?
9.04 update şeysi bitti. Restart ettim, açılmaya başladı. Sonrasında bir de ne göreyim! Boot esnasında bir adet hata!(Gerçi tahmin ediyordum) O kadar [OK] şeyinin arasında bir adet [fail]!. Baktım, firestarter'ı başlatırken [fail] i vermiş, restart ettim, grub'dan recovery mode'da açtım, oradan root terminalden firestarter'ı kaldırdım ve sonrasında normal boota devam ettim, gayet güzel bir şekilde açıldı. Şu anda pek sorun yok gibi durmakta, az önce ortaya çıkan sorun da 3 dakikada filan halledilebilecek türden birşeydi. Bu nedenle rahat rahat mission accomplished diyebilirim.
Ubuntu 9.04
Dün 23 Nisan hediyesi şeklinde çıktı Ubuntu 9.04-Jaunty Jackalope(Bu arada Jackalope ne ya? Çakalla antilop karışımı birşey mi?). Bugün indirdim, şu anda kurulum devam etmekte. Seviyorum ubuntu'nun update işlerini. Komple sistemin her parçası update edilirken bile gayet rahat bir şekilde çalışmaya devam ediyor ya. Tabi bu update esnasında garip şeyler de olabiliyor. Mesela şu anda network-manager kendini çalışmıyor olarak görmekte ama aslında gayet çalışıyor. Ayrıca şu anda fontları kuruyor sanırım, ikide birde font cache'i update edince üstteki sistem monitörü zıvırları kendilerini resetliyor. Ayrıca pil ikonu değişti az önce. İlginç bir işlem, ne diyelim. Umarım sonunda saçma sapan bir sorun çıkmaz da kazasız belasız atlatırız bu update'i de.
Labels:
23 nisan,
garip gurup,
jaunty,
ubuntu,
update
"Vimperator Düşmanı" Siteler
Daha önce de birkaç kez bahsettiğim gibi, browser olarak Vimperator kullanıyorum(Firefox eklentisi falan olabilir ama komple yeni bir browser şeklinde, keza nebiliyim flock veya songbird de firefox tabanlı), farem kireçlenmiyor. Neyse, internette sıkça kullandığım bazı sitemsiler faresiz dolaşmaya pek elverişli değiller. Bunun genel sebebi, sitede hareket etmek için fareyle birşeylerin üzerine gelmemiz gerekliliği, mouseOver eventi. Bu genelde biraz eskilerden kalma javascript/dhtml menülerde kendini fazlasıyla gösteriyor. Bunların dışında, sıkça kullandığım bazı sitelerde sorun yaşıyorum.
-Hürriyet, Milliyet ve bilimum gazete sitesi aynı sistemi kullanıyor, ortada koca bir foto ve altında mouseOver eventiyle o fotoyu değiştiren butonumsular. Bu sitelere girdiğimde fareyi elime almak zorunda kalıyorum.
-Darkthrone, üstteki menüde mouseover şeyleri kullanıyor.
-Facebook'un alttaki chat zıvırı pek dostça geçinmiyor.
Derseniz ki, AJAX kullanan yeni nesil sitelerde oluyor bunlar, hayır öyle değil, google reader, gmail, youtube, digg falan gayet rahat ve güzel bir şekilde işliyor. Olay AJAXta değil, benim gibi faresiz şekilde browse eden kullanıcıları umursamamakta!(O değil de, merak ediyorum, Facebook falan tamam da, Hürriyet'e vimperator,conkeror,lynx falan kullanarak giren kaç kişi vardır ki?)
-Hürriyet, Milliyet ve bilimum gazete sitesi aynı sistemi kullanıyor, ortada koca bir foto ve altında mouseOver eventiyle o fotoyu değiştiren butonumsular. Bu sitelere girdiğimde fareyi elime almak zorunda kalıyorum.
-Darkthrone, üstteki menüde mouseover şeyleri kullanıyor.
-Facebook'un alttaki chat zıvırı pek dostça geçinmiyor.
Derseniz ki, AJAX kullanan yeni nesil sitelerde oluyor bunlar, hayır öyle değil, google reader, gmail, youtube, digg falan gayet rahat ve güzel bir şekilde işliyor. Olay AJAXta değil, benim gibi faresiz şekilde browse eden kullanıcıları umursamamakta!(O değil de, merak ediyorum, Facebook falan tamam da, Hürriyet'e vimperator,conkeror,lynx falan kullanarak giren kaç kişi vardır ki?)
Labels:
darkthrone,
facebook,
hürriyet,
sorun,
vimperator
23 Nisan 2009 Perşembe
Windose =? İşkence
Laptopa Ubuntu kurduğumdan beri, her ne kadar windose ile dual boot olarak kurmuş olsam da, windows'u hiç açmadım. Ayrıca yine ubuntu kurduğumdan beri windows'la sadece olimpiyat çalışırken yandakiler soru sorunca falan minimal bir şekilde haşır neşir oldum(Hani iş windowsa düşmedi, sadece IDE ile sınırlı kaldı. Neyse, uzun zamandır bugün ilk kez windows'u başka bir amaçla(amaçsız bir şekilde internette bakınmak amacıyla) kullandım, tabi kendi bilgisayarımda değil, kuzeniminkinde. Başına otururken korkuyordum, cidden, her ne kadar sadece 3.5 haftadır falan uzak kalmış olsam da, windows kullanmaktan korkuyordum.
Neyse, yaklaşık yarım saat kadar süren haşır neşir olma durumunda çok büyük bir sorunla karşılaşmadım, Opera kuruluydu, ie'ye mahkum olma gibi bir sorun olmadı. Fakat bakınmaya başladığım anda farkettim ki, Vimperator'un klavye kısayollarına çok feci alışmışım, başka browserlarda da hiç fare kullanmadan gezinmeye çalışıyorum, pek olmadı tabi. Ayrıca bir iki kez elim workspace değiştirmek amaçlı Mod4+yön tuşların kombinasyonlarına da gitmedi değil. "Sorun" olarak nitelendirebileceğim tek bir durum oldu, o da Çınar'ı(kuzenimin oğlu) eğlendirmek amaçlı müzik falan açayım dedim, müzikler ttnet müzik'ten indirilmiş, winamp'la açmaya çalışınca WMP10 ve üstü isterim deyip açmadı. İlginç olan kısım bunu WMP11 ile deneyince de yapmasıydı. Tabi bu sorun daha çok ttnet'in sorunu. Kafam girsin onlara da.
Sonuçta: O kadar da korkulmasına gerek yokmuş ya. Aşı gibin bişey :D
Neyse, yaklaşık yarım saat kadar süren haşır neşir olma durumunda çok büyük bir sorunla karşılaşmadım, Opera kuruluydu, ie'ye mahkum olma gibi bir sorun olmadı. Fakat bakınmaya başladığım anda farkettim ki, Vimperator'un klavye kısayollarına çok feci alışmışım, başka browserlarda da hiç fare kullanmadan gezinmeye çalışıyorum, pek olmadı tabi. Ayrıca bir iki kez elim workspace değiştirmek amaçlı Mod4+yön tuşların kombinasyonlarına da gitmedi değil. "Sorun" olarak nitelendirebileceğim tek bir durum oldu, o da Çınar'ı(kuzenimin oğlu) eğlendirmek amaçlı müzik falan açayım dedim, müzikler ttnet müzik'ten indirilmiş, winamp'la açmaya çalışınca WMP10 ve üstü isterim deyip açmadı. İlginç olan kısım bunu WMP11 ile deneyince de yapmasıydı. Tabi bu sorun daha çok ttnet'in sorunu. Kafam girsin onlara da.
Sonuçta: O kadar da korkulmasına gerek yokmuş ya. Aşı gibin bişey :D
Labels:
drm,
kafam girsin,
korku,
maykrosoft,
sorun,
ttnet,
vimperator,
windoze
Shelley the Republican
Shelley the Republican bugün keşfettiğim ve birkaç saat boyunca varolan postları okuduğum sürece beni kendimden almış, başka alemlere götürmüş muhteşem birşey. Herkese tavsiye ederim, öyle böyle değil. Hani bugün 23 Nisan ya, bugün beni neşeyle dolduran şey bu oldu. Özellikle Linux ile ilgili postlar muhteşem ötesi güzellikte, yirim ben onları.
22 Nisan 2009 Çarşamba
Talihsiz bir wikipedia editi
Hepimizin bildiği gibi şahsen bir Wikipedia okuyucusu, Wikipedia fanı ve Wikipedia dini mensubuyum. Dün, İngilizce Wikipedia'daki Cumhuriyet Mitingleri maddesinde minik bir değişiklik yapıp current event tagini kaldırmıştım. Artık current değil, eskide kaldı diye. Belki bunda kelebekler ve Murphy yasası nedeniyle etkim olmuştur, bilinmez, bugün ADD Cumhuriyet Mitingleri'ne yeniden başlayacaklarını söyledi. Bu şekilde bu article'daki (oldukça) gecikmiş edit düzgün bir şekilde yapılmasından hemen sonra geri alınmak zorunda kaldı. Böhü? Heyo? Artık ne tepki vermemiz gerekiyorsa(Awsful?)
Labels:
add,
cumhuriyet mitingleri,
şanssızlık,
wikipedia
21 Nisan 2009 Salı
C Preprocessoru Hakkında Bir Zıbıdık
C ve C++'ın kendi çaplarında, lisp'le falan kıyaslandığında oldukça dandik kaçan bir makro sistemi var. Bugün o makro sistemiyle ilgili ufak, ama güzel bir şey keşfettim. Daha önce şu preprocessorda böyle bir şey olsa iyi olur demiştim, bugün öğrendim ki varmış. Şimdi şu kodcana bir bakalım;
bu yukarıdaki basit örnekte, preprocessorla iki sembolü birleştirip tek bir identifier haline getirebildiğimizi farkediyoruz, ve bu noktada benim gibi bu özellikten haberdar olmayan güruh "Yok artık!" çekiyor. İşe yarayabilir aslında.
#include
#define birlestir(x,y) x##y
main(){
int zbdk = 42;
printf("%d\n", birlestir(zb,dk));
}
bu yukarıdaki basit örnekte, preprocessorla iki sembolü birleştirip tek bir identifier haline getirebildiğimizi farkediyoruz, ve bu noktada benim gibi bu özellikten haberdar olmayan güruh "Yok artık!" çekiyor. İşe yarayabilir aslında.
Labels:
c,
c++,
macro,
preprocessor,
yok artık
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
